30 Nisan 2014 Çarşamba

Bugün


Bugün,çocukların ne kadar saf olduklarını öğrendim anne
Aslında ezbere bildiğim bir gerçek
Bir çocuğun elleri ellerime değince 
Bir tokat gibi indi yüzüme
Ve ben yerle bir oldum o tokatla anne!
Çocukken senin,benim,hepimizin
Ne kadar saf olduğumuzu ve 
Dünyamızın biz büyüdükçe kirlendiğini öğrendim anne!
Aslında hep bildiğim bir gerçekle
Bugün küçücük bir yürek sayesinde yüzleştim 
Ve bu yüzleşmeden utanç duydum 
Ben bugün insan olmaktan utanç duydum anne!
Çocukları incitenlerden
İnsanları incitenlerden nefret ettim
İnsan olamamaktan,insan olmaktan nefret ettim...
Ben bugün çok özledim
Bugün bir kez daha çocukluğumu çok özledim anne!

                                       i.y.ayboran

21 Nisan 2014 Pazartesi

An gelir


Hani öyle bir an gelir ki
Paldır küldür dökülür yüreğinden her ne varsa içinde gizlediğin
Ve öyle bir an gelir ki
Bülbül olur gözyaşların 
Şakır, ötmeyi yeni öğrenen kuşlar gibi.
Hani öyle bir an olur ki bazen 
Kaçıp çok uzaklara gitmek istersin
Gitmek ve hiç dönmemek...
Ama bilmezsin ki kaçmak çözmez hiçbirşeyi
Ne seni yüreğinin yüklerinden kurtarır gitmek 
Ne de çekip gidenleri söküp alabilir içinden...
Bazen öyle bir an gelir ki
Susmak ve bir daha hiç konuşmamak istersin
Ama bilmezsin ki çoğu zaman susmak
Nice çığlıkları saklar içinde...
Ve sonunda öyle bir an gelir ki
Nice çığlıklar çağlar taşar içinden sen hiç istemesen de
Nice volkanlar patlar içinde
Sen dışarıdan buz gibi görünsen de...

i.y.ayboran

16 Nisan 2014 Çarşamba

Temmuz'da güneşimi çalmışlar gibi


Laleler açardı gönlümün en ücra köşelerinde yaz kış demeden
Ve içim sıcacık olurdu sen yanımdayken 
En soğuk kış akşamlarında bile!
Şimdilerde en ufak bir filize hasretim
Ve öyle çok özlüyorum ki
Sanki Temmuz'da güneşimi çalmışlar gibi...

              i.y.ayboran

Hiç olmadı


Çok defa konuştum seninle içimden
Bir çığ oldu içimde büyüdü suskunluklarım
Sesi çıkmayan birer çığlık oldular içimde!
Çok defa gelmek istedim sana 
Öylece bir gece ansızın çıkıp gelmek kapına
Ve dökmek bir bir içimde ne varsa!
Olmadı! Hiç cesaret edemedim
Sana gelen tüm yolları kitledim
Ve yük ettim yüreğime...
Söylenmesi gereken her sözcük
Bir dalga oldu içimde
Bıraksam kendimi
Ah bir bıraksam 
O denizde sürüklenerek gelecektim sana halbuki
Biliyordum! Bu yüzden izin vermedim belki de...
Kendi yarattığım denizde
Senin yarattığın yalnızlıkla boğuldum ben
Konuşmaya çalıştıkça dibe battım
Dibe battıkça daha çok konuştum
Ben çok sevdim seni aslında
Ama gel gör ki bunu benden başka bilen hiç olmadı!

                                              i.y.ayboran

12 Nisan 2014 Cumartesi

Bende bir sen gizli benden bile değerli

Sessiz sedasız yanıma gelişlerin gelir aklıma
Hiçbir şey söylemeden göz süzüşlerin
Hani bazen bir susuş bin kelimeye bedeldir ya
İşte öyle gizli bende milyonlarca susuşların...
Şimdi dönüp bakıyorum da geçmişe
Ne çok suskunluk biriktirmişim içimde
Ne o gün ne şimdi dökemedim bir türlü dile...
Diyebilmeyi ne çok isterdim oysa ki
Hani bir kez, sadece bir kez gözlerine bakıp "canım" diyebilmeyi...
Bugünlerde canım pek revaçta değil gerçi 
Daha süslü kelimeler var tercih edilen
Oysa ben en çok canım demeyi isterdim sana
İnsanın canından daha kıymetli ne var ki şu dünyada
Parmağımız kanasa atmaz mı tüm canımı orada?
Peki ya seni parmağın kanasa
Yanmaz mı canım senden daha fazla?
Lafı fazla uzatmaya da gerek yok aslında
Susuşların var ben de dünden yarına kalan
Ve bir ah gizli içimde
Canından canıma can katan!
i.y.ayboran

8 Nisan 2014 Salı

O günden sonra sen yanımdan hiç ayrılmadın

Herşey sıradandı gittiğin ilk günlerde
Aynada ki suret benimdi
Ve az da olsa bir tebessüm vardı görülen sahnede...
Yiyip içiyordum önüme ne gelse
Ve rakı kadehleri devrilip duruyordu dost meclislerinde...
Sonra bir gece yarısı kan ter içinde uyandım
Seni görmüştüm rüyamda,
O kömür karası gözlerin duruyordu karşımda...
Umursamadım yeniden uykuya daldım...
Ertesi gün yine aynı rüya uyandırdı beni uykumdan
Ve ertesi gün... Ve bir sonra ki gün...
Bir sabah kan ter içinde uyanıp koştum aynaya
Neden aynaya gittiğimi bilmeyerek...
Aynada sen vardın!
Aynaya bakan ben
Orada sureti görünen sen!
Koştum bi su çarptım yüzüme
Oturdum bir sigara yaktım sabahın kör karanlığında...
Ağlamaya başladım.
Üşenmedim bir ufak rakı açtım
Hem içtim hem söylendim elimdeki küçük aynadan baktığım gözlerine...
O an anlamıştım sen gitmiştin!
Kavrayabilmem geç olmuştu gidişini
Halbuki ben seni kısa bir yolculuğa uğurlamış gibiydim
Gittiğin yolların dönülmez olduğunu unutmuş gibiydim
O an anladım ki sen gitmiştin!
Tuzu gözyaşım kadehime damladı
Gözlerim ağlayan kaderime ağladı...
Günlerdir gözümün önünde duran bardağa ilişti gözlerim
Dudakların belki de en son ona değmişti
Elimse hiç yıkamaya gitmemişti...
Bardağı elime aldım
Usulca götürdüm dudaklarıma dudaklarını...
İçimi tarifi imkansız bir acı kapladı
Ölüm ayrılıkların en zorudur diye bir ses kulağıma fısıldadı...
Yıkıldım...
O günden sonra sen yanımdan hiç ayrılmadın!

                                        i.y.ayboran

Seni bana, beni sana ulaştırmak, çıkmaz yollarda son sürat gitmek gibi galiba...

    




     Bir gün bir yerlerde yeniden karşılaşabilme ümidi var içimde nedense.Nedensiz yere umutlanıyor kalbim, bir kuş çırpınıyor içimde gelişini şiddetle bekleyen. Gökyüzü hep siyah sanki sen gittiğinden beri ve berraklığını yitirdi deniz, seninle oturup seyre dalmayı bıraktığımız günden beri...
     İçimde o çocuksu umut var hala, solmuyor aksine günden güne yeşeriyor acemi çiçekler gibi! Söylesene sevgili sen de anıyor musun arada sırada da olsa beni? Yoksa büsbütün unuttun mu benimle olduğun günleri?
     Hatırlamak da, unutmaya çalışmak kadar zormuş meğer! Zormuş acı veren hatıralar hatırdayken yaşamak...Unutmaya çalıştıkça meğer daha çok hatırlarmış insan geçmişi. Söylesene sevgili sen hiç unutmaya çalıştın mı beni?
     Yeniden karşılaşma umudum hergün bir parça daha büyüyor içimde ve hergün bir parçamı daha söküp götürüyor benden çok uzaklara...Uzakları yakın edebilmek zor zanaat, seni bana, beni sana ulaştırmak, çıkmaz yollarda son sürat gitmek gibi galiba...
     Olur da bir gün karşılaşırsak bir yerlerde yeniden, bana gene eskisi gibi bak olur mu sevgili? Senin bir bakışın benim on yıllık hatırama bedel! Sen gitsen de güzel gözlerinin hayalini bana bırak olur mu sevgili?
                                                                   i.y.ayboran