20 Aralık 2014 Cumartesi

Eski günlerin hatırına




Mevsimler gelip geçiyor
Günler birbirini kovalıyor
Saatler dedikleri gibi su misali akıyor
Her şey değişiyor
Her şey tükeniyor
Bir sen gelmiyorsun
Bir ben bendeki seni tüketemiyorum!
Geçer diyenlere inanmıyorum
Sende geçer demiştin hatırlıyor musun?
Bak yıllar oldu geçmedi hala
Elimde sıcacık elin var gibi
Geçen onca yıla inat sanki!
Biliyorum geçmeyecek
Biliyorum dinmeyecek
Ve biliyorum ki gelmeyeceksin geri!
Dönmeyeceksin
Sevmeyeceksin eskisi gibi!
Gelsen ne güzel olurdu halbuki
İçimdeki çocuk gülerdi yıllardan sonra belki
Baharı yaşardı gönlüm bunca sert geçen kışın ardından
Aslında gelsen ne güzel olur sevgili
Kim bilir kaldığımız yerden devam ederiz belki
Ne dersin edemez miyiz?
Olsun! Sen hele bir kokunu salın odaya
Bir bak gözlerime içtenlikle
Belki o zaman anımsarsın eski günleri
Ben beklerim ömür boyu beni yeniden sevmeni
Ama sen yeter ki geri gel be sevgili!
Sarardı tüm çiçeklerim sen gittiğinden beri
Gel yeşert şu bahçeyi döndür yaşama beni
Eski günlerin hatırına 
Eski günlerdeki gibi!

i.y.ayboran

17 Aralık 2014 Çarşamba

Yemin olsun



Geçmiş günleri geri getirebilme şansım olsaydı eğer
Seninle yeniden aynı yerde olabilseydim eğer
Senden farklı dileklerim olurdu hayattan...
Mesela senin hep dediğin gibi
Karşılaşmamış olmayı dilemezdim ben!
Yeniden seninle olabilseydim eğer
Gözlerine daha derin bakabilmeyi isterdim
Ellerini daha çok tutabilmeyi
Yüreğimi yüreğine daha çok sarabilmeyi isterdim mesela...
Yeniden seninle olabilseydim eğer
Yola sen ve ben olarak değil
Biz olarak devam edebilmeyi dilerdim
Sana karışırdım
Bana karışmanı sağlardım
Hayat denen şu yolda 
Bir bütün olarak akabilmeyi denerdim seninle...
Yeniden dönebilseydim geçmişe eğer
Gitmemen için elimden gelen her şeyi yapardım
Seninle karşılaştığımız o ilk ana dönebilseydim eğer
Gözlerimi gözlerine hapseder
Mevsimler değişene dek senden ayırmazdım...
Ben yeniden senin olabilseydim eğer
Yemin olsun 
Bir adım dahi ötene kaçmazdım!

i.y.ayboran

15 Aralık 2014 Pazartesi

Merhemim sensin




Tuzla buz olan yüreğimin 
Dermanı sende sevgilim
Gel merhem ol açtığın yaraya
Üstüme basıp geçme ne olursun
Yaram senden olsa da
Merhemim de sensin anlasana!

i.y.ayboran

24 Kasım 2014 Pazartesi

Çık gel bir anda




Güneşim ol mesela günümü aydınlat
Ya da yağmur ol yağ üstüme en sıcak yaz akşamlarında
Ya da bir ağaç ol dinleneyim gövdene yaslanıp huzurla
Bir kar tanesi ol mesela
Sana baktıkça çocukluğuma döneyim
Ya da en iyisi sen olduğun gibi çıkagel bana 
Varlığın varlığıma armağan olmuş gibi
Gitmemek üzere çık gel bir anda...

i.y.ayboran

16 Kasım 2014 Pazar

Kan revan gönlüm şimdi




Tuzla buz ettin yüreğimi sevgili
Gelsen, yarama merhem olurdun halbuki!
Oysa sen bile isteye gitmeyi seçtin
Cam kırıklarını itinayla yüreğime yerleştirdin
Ve ardından sessizce çekip gittin
Kan revan gönlüm şimdi
Ama ben yine de bir ah demedim...

i.y.ayboran

14 Kasım 2014 Cuma

Geç kaldım




Ömrüme ömür katıyorsun dedi 
Sustum...
Bende ona verecek ömür varmıydı acaba diye düşünmeye başladım...
Gözleri ışıl ışıldı bana bakarken
Başımı çevirip ağladım...
Ben onun ömrü olmayı baştan beri hak etmemiştim aslında
Ömrüne ömür katmak istedim
Ama hep ömründen çaldım
Ve bunu fark etmekte ne yazikki geç kaldım... 

i.y.ayboran

13 Kasım 2014 Perşembe

Gelseydin



Sesin soluğun çıkmıyor günlerdir
Gelseydin, kurumuş bahçelerim çiçeklerle bezenirdi
Tek bir nefesin, solmuş ruhumu canlandırmaya yeterdi
Ah sen bir ses etseydin
Ben çığlık çığlığa sana gelirdim...

i.y.ayboran

10 Kasım 2014 Pazartesi

Sen benim





Sen benim kaderime kazınmış ama yazılmamış olan hikayemsin
Sen benim hem en büyük umudum hem de tünelin içindeki zifiri karanlığımsın
Sen benim az şey yaşayıp çoklara böldüğüm
 İstesemde unutamadığım kahramanımsın
Kaderimsin
Kavuşamadığımsın... 

i.y.ayboran

8 Kasım 2014 Cumartesi

Çıkıp gelsen ya



Sessiz sedasız çıkıp gelsen ya
Gidişindeki gürültüye inat
Hani ardından avazım çıktığı kadar
Bağırmıştım ya gitme diye
İşte tüm çığlıklarıma inat
Sessizce çıkıp gelsen ya gittiğin yerden...
Ah bir görsem dünya gözüyle
O güzel gözlerini son bir kez...
Ah bir gelsen 
Tüm gidişlerini silmek istercesine içten...
Ah bir gelsen...

i.y.ayboran

19 Ekim 2014 Pazar

Biliyorum






Biliyorum zor olacak
Ama ne kolay ki sanki bu hayatta?
Biliyorum gideceksin ardına bakmadan
Ama kim kalmış ki koşulsuzca sevdiğinin yanında?
Biliyorum seni sevdiğimden daha az seveceksin beni
Ne fark eder ki!
Bunca zaman yetmedi mi benim sevgim ikimize birden sanki?
Biliyorum gittiğin yerden hiç dönmeyeceksin
Dönsen ne güzel olurdu halbuki!

i.y.ayboran

28 Ağustos 2014 Perşembe

Ben seni çok özledim



Çok özlüyorum bazen seni
Ela gözlerini, sesini...
Gizliden gizliye tenime değen tenini
Usulca beni izleyen bakışlarını
Sözlerini...
Yanıma gelmek isteyip gelemeyişlerini
Kavuşmak isteyip ayrı düşen dudaklarını
Koşmak isterken zorla durdurduğun ayaklarını
Bana masal anlatışını...
Ama en çok gözlerinle sesini özledim sanırım
Sözlerin anlamsız kaldığı anlarda konuşan gözlerini
Kimi zaman da gözlerini gözlerimden kaçırıp
Söylediğin güzel sözleri...
Her halini çok özledim sevgilim
Kızgınken kızamayışını
Delice sarılmak isterken
Ufacık dokunuşlarla yetinişini...
Ne yazsam, ne kadar yazsam boş aslına bakarsan 
Halim vahim, durum derin
Bunu özetleyecek olan cümle ise kısa ve kesin
Ben seni çok özledim !

i.y.ayboran

4 Ağustos 2014 Pazartesi

Söz verdiğim gibi



Bir kış günüydü hiç unutmuyorum
Ayını hatırlamasam da mevsimi şaşırmıyorum
Üşümüştüm
Başımı tutup omzuna yaslamıştın
O huzur dolu göğsünde aylardan temmuz sanmıştım...
Sen hiç bilmesen de
Ben o temmuz hisli kış mevsiminde kaldım
Sen gözümün içine baka baka gittin ama 
Ben sana söz verdiğim gibi hep sende kaldım

i.y.ayboran

30 Temmuz 2014 Çarşamba

Şimdi gene gidiyorsun...Gitme...




Şimdi sırtın dönük bana 
Yirmi adım uzağımdasın aslında
Koşsam yetişebilirim ardından
Bağırsam duyurabilirim sesimi
Ağlasam silebilirsin gözyaşlarımı ellerinle
İstesen dokunabilirsin bana içtenlikle...

Şimdi sırtın dönük bana gitmek üzeresin
Yokluğunla beni başbaşa bırakıp çekip gitmektesin
Bu ayrılıkların sebebi hangimiz bilemiyorum
Gitmek isteyen sen mi
Yoksa içimden haykırmama rağmen 
Cılız bir sesle bile gitme diyemeyen ben mi?
Kim bu mutsuz gecelerin sebebi sence sevgilim?

Her saniye bir adım daha atıyorsun
Bir anlığına dönüp bakınca
Gözlerim,çok özleyecek olduğum gözlerine takılınca
Koşmamak için
Koşup boynuna sarılmamak için
Sarılıp da gitme diyerek ağlamamak için 
Nasıl zor tutuyorum kendimi bir bilsen...

Şimdi gene gidiyorsun bensiz diyarlara
Bir anılar kaldı senden bana sığınacak
Bir kokun kaldı üstümde sarılıp uyuyacak
Bir keşke kaldı dilimde söyleyemediğim
Bir kelime kaldı bana 
Ardından ağlarken gitme diye
Kendi kendime söylendiğim
Gidiyorsun diye isyan ettim ama gene de 
Gitmeni engelleyemedim
İşte şimdi yine bir başımayım
İşte şimdi yine sensizim
Ve ben yine sana gitme diyemedim.

i.y.ayboran

21 Temmuz 2014 Pazartesi

Öyle bir sevmişim ki seni





Öyle bir sevmişim ki seni 
Sanki tapar gibi...
Öyle çok istiyorum ki yanında olmayı 
Bir an görmesem bir yıl ayrı kalıp özlemişim gibi...
Öyle bir hapsettim ki seni içime 
İstesem de salamayacakmışım gibi... 
Öyle çok sevmişim ki seni dilime dua olmuşsun 
Ruhuma canı sen vermişsin gibi... 
Öyle bir sevmişim ki seni yaşamak neymiş seninle öğrenmişim sanki... 
Öyle bir sevmişim ki seni bizimkisi tüm sevgilerden üstün sanki...

i.y.ayboran

3 Temmuz 2014 Perşembe

Senin yüzünden




Karla karışık yağmur gibiyim
Bir yanım şen çocuklar gibi
Bir yanım paramparça hüzünden
Biliyorum başıma gelenlerin hepsi senin yüzünden...
Gitmeseydin sevseydin
Ya hiç sevmeseydin ya terk etmeseydin...
Biliyorum yaşadığım tüm pişmanlıklar senin yüzünden
Kabuslarım da senin yüzünden
Sebepsiz gülüşlerim de...
İçimde kanayan bir yara var
Adını andıkça şiddetlenen
Düşlerime girdikçe sen 
Hiddetinden günümü zehreden...
Bir sen var benim içimde senin bilmediğin
Benim bile anlamakta güçlük çektiğim...
Bir sen var içimde geçmişten yadigar kalan bana 
Hatırladıkça ruhumu kirlettiğim
Anımsamak istemedikçe sürüklendiğim
Kaçmak istedikçe daha çok düşlediğim
Kim bilir belki de daha çok sevdiğim...
Bir sen var benim içimde
Günden güne daha derine hapsettiğim...

i.y.ayboran

26 Haziran 2014 Perşembe

Sen gittin

Sen sessizce gittin 
Ben çığlık çığlığa sessiz kaldım
Binlerce kelimeyle sensiz kaldım...
Sen sessizce gittin
Ben düşlerde boğulup kaldım...
Sen sessizce gittin
Ben kör kuyularda ipsiz kaldım...
Sen gittin
Ben sende kaldım...

20 Haziran 2014 Cuma

İyisi mi sen hiç gelme !

Biliyorum bir gün döneceksin 
Gün batmış olacak 
Hava ayaz
Mevsimlerden kış...
Sıradan bir gün gibi başlayacak her şey
Her zaman ki gibi doğacak güneş
Aynı yüzler,aynı sesler,aynı cümleler...
Sonra birden birlikte yürüdüğümüz o yoldan geçeceksin belki
Belki bir ses duyacaksın benim sesime benzer
Belki de bir koku gelecek burnuna
Yüreğini sızlatacak en derininden...
Bunlar gibi bir şey olacak ve sen bana geleceksin biliyorum!
Kavuşmak üzere değil
Ayrılmamak üzere hiç değil!
Sırf özlediğin için
Sırf pişman olduğun için
Sırf vicdan ve hasret karışımı prangalarını kırmak için geleceksin
Biliyorum...
Seni çok özlüyorum...
Seni görmeyi,sesini duymayı
Belki de ömrümün son gününün 
Ne zaman olduğunu öğrenmekten daha çok istiyorum!
İstiyorum ama gelme!
Özlesen de gelme
Hatırlasan da gelme!
Biz seninle kavuşamayız
Biz seninle bir olamayız
Biz seninle hasretimiz bir nebze olsun dinsin diye
El ele bile tutuşamayız
Bırak el ele tutuşmayı biz birbirimize dokunamayız,yanarız!
Biz seninle ayrı yerlerde yanan 
Aynı kömürün parçalarıyız
İstesek de bir olamayız...
Sen beni bırakıp gittiğinden beri
İçimde bitmek bilmeyen bir yangın var
Bu vakitten sonra o yangını söndüremeyiz
Aksine daha da çok yanarız...
İyisi mi sen hiç gelme
Beni özlersen gelme
Hatırlarsan gelme
Tesadüfen görürsen selam dahi verme!
Senin selam veren buruk gülümsemen 
Benim geri kalan ömrümü zindan eder
Sen beni yaşarken çürümeye mahkum etme 
İyisi mi sen hiç gelme!

i.y.ayboran

3 Haziran 2014 Salı

Işıklı günler



Ben sana her şey çok güzel olsun
Her şey dilediğimiz gibi olsun 
Hep ışıklı günler olsun demedim ki!
Ben sadece seviyorum dedim
Saftım,masumdum...Öylesin sanıyordum...
Ben sana sadece beni sev dedim
Ben sana sadece iyi günlerde yanında olacağım demedim ki
İyi gün kadar kötü günde de yanındayım dedim
Bilemedim...
Sözlerin karşındakinin anlama kapasitesiyle alakalı olduğunu
Sevdanın eski türk filmlerinde kalmış olduğunu bilemedim...
Ben sana ışıklı günler için söz vermedim
Sen de vermedin
Yetmezmiş gibi var olan ışığımı da alıp gittin
Ben bunu haketmedim !

i.y.ayboran

2 Haziran 2014 Pazartesi

Acı


Bir acı gelip çörekleniyor bazen yüreğime
Bir yumru gibi,yutkunmamı engelleyecek gibi
Nasıl tarif etsem 
Sanki ölüm gibi
Dinmeyecek ayrılık gibi...
Sonra geçiyor aniden 
Bıraktığı boşlukla birlikte içimde, gidiyor sanki benden uzak bir yerlere...
Acı gidiyor sanıyorum da
Çöreklenip kaldığı yerdeki sızı hiç dinmiyor
Neden dinmiyor
Nasıl dinmiyor
Çok da sorgulamıyorum aslında
Acı işte
Kovsan da gitmiyor
Çağırmasan da hoşbuldum diyor...

i.y.ayboran

23 Mayıs 2014 Cuma

Sev beni


Hiç yarın olmayacakmış gibi sev beni
Yarına ne olacağımız belli olmaz
Sen şimdinin aşkıyla sev beni!
Ama olur da yarına çıkarsak diye söz ver 
Hem bugünün hem dünün hatrına 
İki günlük sev beni!
Her gün bir önceki günden daha çok sev beni
Söz ver bana sevgilim
Her gün daha çok sev beni...

i.y.ayboran

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Dünya işleri

İçim sıkılıyor nicedir
Oysa şükredecek öyle çok şey var ki!
Bunların hem farkında olmak 
Hem de lüzumlu lüzumsuz herşey için 
Acı çekebilmek ne büyük çelişki!
Misal...
Bugün güzel bir gündü başlarda
Sevdiğim yanımda
Sağlığım yerinde
Hatta neredeyse tüm gün neşem yerindeydi diyebilirim...
Sonra ne oldu birden?
Ne oldu da yerle yeksan oldu gülüşlerim?
Kendim sordum bari kendim cevap vereyim
Araya dünya işleri girdi azizim!
Ne zaman ki dünyalık mevzular takılsa aklıma
Böyle kaçar huzurum
Uzunca süre de uğramaz yanıma...
Dünya denilen yer Ahiret'e girişin sınavı ya aslında
Biz bu sınavı hep yanlış anlıyoruz be usta !

i.y.ayboran

2 Mayıs 2014 Cuma

Canın sağolsun

Oysa tek bir damla istemiştim ben senden 
Suskunluğumu yok edecek
Ezberimi bozacak tek bir damla
Bir kelime,bir hece,tek bir ses belki de...
Susuşlarım asaletimden değil korkaklığımdandı!
Hep bir iz aradım ardından yürüdüğüm yollarda 
Hep bir işaret bekledim sen diye dinlediğim nağmelerden...
Gelmedin!
Ne sen geldin ne de senin haberin
Oysa ben ne çok bekledim...
Issız kaldım içimdeki ışığı kaybettiğimden beri
Hiç içten gülmemiş gibiyim gittiğinden beri
Oysa tek bir damla istemiştim ben senden 
Benim sana akmama yarayacak
Ben suskunluk denizinde çırpınırken
Sen ufacık bir nidayı çok gördün nedense bana!
Oysa tek bir damla istemiştim ben senden 
Adımı söylemen bile yeterdi ezberimi bozman için
Söylemedin... Gittin...
Bunca kelime arasından tek biri layık artık sana 
Canın sağolsundan başka ne kaldı yarınlara!

                                i.y.ayboran

Bana değiştin diyorlar, doğru !

Bana değiştin diyorlar
İnkar etmeyeceğim evet çok değiştim!
Mesela yüzlerinizdeki maskeleri görüyorum artık
Ve yüzüme gülerken küstahça içinizden söylediklerinizi duyabiliyorum...
Bana değiştin diyorlar,doğru!
Bunca yüzsüzün arasında
İnsanın saf kalabilmesi ne mümkün!
Canım yana yana canım diyeceğime dost sandıklarıma
Paşa paşa döner arkamı giderim
En azından sizsiz yanar canım,bir başıma!
Bana değiştin diyorlar,doğru!
Bin tanenizle uğraşacağıma
Bir kaçınıza daha çok yer veririm şu küçücük dünyamda...

i.y.ayboran

30 Nisan 2014 Çarşamba

Bugün


Bugün,çocukların ne kadar saf olduklarını öğrendim anne
Aslında ezbere bildiğim bir gerçek
Bir çocuğun elleri ellerime değince 
Bir tokat gibi indi yüzüme
Ve ben yerle bir oldum o tokatla anne!
Çocukken senin,benim,hepimizin
Ne kadar saf olduğumuzu ve 
Dünyamızın biz büyüdükçe kirlendiğini öğrendim anne!
Aslında hep bildiğim bir gerçekle
Bugün küçücük bir yürek sayesinde yüzleştim 
Ve bu yüzleşmeden utanç duydum 
Ben bugün insan olmaktan utanç duydum anne!
Çocukları incitenlerden
İnsanları incitenlerden nefret ettim
İnsan olamamaktan,insan olmaktan nefret ettim...
Ben bugün çok özledim
Bugün bir kez daha çocukluğumu çok özledim anne!

                                       i.y.ayboran

21 Nisan 2014 Pazartesi

An gelir


Hani öyle bir an gelir ki
Paldır küldür dökülür yüreğinden her ne varsa içinde gizlediğin
Ve öyle bir an gelir ki
Bülbül olur gözyaşların 
Şakır, ötmeyi yeni öğrenen kuşlar gibi.
Hani öyle bir an olur ki bazen 
Kaçıp çok uzaklara gitmek istersin
Gitmek ve hiç dönmemek...
Ama bilmezsin ki kaçmak çözmez hiçbirşeyi
Ne seni yüreğinin yüklerinden kurtarır gitmek 
Ne de çekip gidenleri söküp alabilir içinden...
Bazen öyle bir an gelir ki
Susmak ve bir daha hiç konuşmamak istersin
Ama bilmezsin ki çoğu zaman susmak
Nice çığlıkları saklar içinde...
Ve sonunda öyle bir an gelir ki
Nice çığlıklar çağlar taşar içinden sen hiç istemesen de
Nice volkanlar patlar içinde
Sen dışarıdan buz gibi görünsen de...

i.y.ayboran

16 Nisan 2014 Çarşamba

Temmuz'da güneşimi çalmışlar gibi


Laleler açardı gönlümün en ücra köşelerinde yaz kış demeden
Ve içim sıcacık olurdu sen yanımdayken 
En soğuk kış akşamlarında bile!
Şimdilerde en ufak bir filize hasretim
Ve öyle çok özlüyorum ki
Sanki Temmuz'da güneşimi çalmışlar gibi...

              i.y.ayboran

Hiç olmadı


Çok defa konuştum seninle içimden
Bir çığ oldu içimde büyüdü suskunluklarım
Sesi çıkmayan birer çığlık oldular içimde!
Çok defa gelmek istedim sana 
Öylece bir gece ansızın çıkıp gelmek kapına
Ve dökmek bir bir içimde ne varsa!
Olmadı! Hiç cesaret edemedim
Sana gelen tüm yolları kitledim
Ve yük ettim yüreğime...
Söylenmesi gereken her sözcük
Bir dalga oldu içimde
Bıraksam kendimi
Ah bir bıraksam 
O denizde sürüklenerek gelecektim sana halbuki
Biliyordum! Bu yüzden izin vermedim belki de...
Kendi yarattığım denizde
Senin yarattığın yalnızlıkla boğuldum ben
Konuşmaya çalıştıkça dibe battım
Dibe battıkça daha çok konuştum
Ben çok sevdim seni aslında
Ama gel gör ki bunu benden başka bilen hiç olmadı!

                                              i.y.ayboran

12 Nisan 2014 Cumartesi

Bende bir sen gizli benden bile değerli

Sessiz sedasız yanıma gelişlerin gelir aklıma
Hiçbir şey söylemeden göz süzüşlerin
Hani bazen bir susuş bin kelimeye bedeldir ya
İşte öyle gizli bende milyonlarca susuşların...
Şimdi dönüp bakıyorum da geçmişe
Ne çok suskunluk biriktirmişim içimde
Ne o gün ne şimdi dökemedim bir türlü dile...
Diyebilmeyi ne çok isterdim oysa ki
Hani bir kez, sadece bir kez gözlerine bakıp "canım" diyebilmeyi...
Bugünlerde canım pek revaçta değil gerçi 
Daha süslü kelimeler var tercih edilen
Oysa ben en çok canım demeyi isterdim sana
İnsanın canından daha kıymetli ne var ki şu dünyada
Parmağımız kanasa atmaz mı tüm canımı orada?
Peki ya seni parmağın kanasa
Yanmaz mı canım senden daha fazla?
Lafı fazla uzatmaya da gerek yok aslında
Susuşların var ben de dünden yarına kalan
Ve bir ah gizli içimde
Canından canıma can katan!
i.y.ayboran

8 Nisan 2014 Salı

O günden sonra sen yanımdan hiç ayrılmadın

Herşey sıradandı gittiğin ilk günlerde
Aynada ki suret benimdi
Ve az da olsa bir tebessüm vardı görülen sahnede...
Yiyip içiyordum önüme ne gelse
Ve rakı kadehleri devrilip duruyordu dost meclislerinde...
Sonra bir gece yarısı kan ter içinde uyandım
Seni görmüştüm rüyamda,
O kömür karası gözlerin duruyordu karşımda...
Umursamadım yeniden uykuya daldım...
Ertesi gün yine aynı rüya uyandırdı beni uykumdan
Ve ertesi gün... Ve bir sonra ki gün...
Bir sabah kan ter içinde uyanıp koştum aynaya
Neden aynaya gittiğimi bilmeyerek...
Aynada sen vardın!
Aynaya bakan ben
Orada sureti görünen sen!
Koştum bi su çarptım yüzüme
Oturdum bir sigara yaktım sabahın kör karanlığında...
Ağlamaya başladım.
Üşenmedim bir ufak rakı açtım
Hem içtim hem söylendim elimdeki küçük aynadan baktığım gözlerine...
O an anlamıştım sen gitmiştin!
Kavrayabilmem geç olmuştu gidişini
Halbuki ben seni kısa bir yolculuğa uğurlamış gibiydim
Gittiğin yolların dönülmez olduğunu unutmuş gibiydim
O an anladım ki sen gitmiştin!
Tuzu gözyaşım kadehime damladı
Gözlerim ağlayan kaderime ağladı...
Günlerdir gözümün önünde duran bardağa ilişti gözlerim
Dudakların belki de en son ona değmişti
Elimse hiç yıkamaya gitmemişti...
Bardağı elime aldım
Usulca götürdüm dudaklarıma dudaklarını...
İçimi tarifi imkansız bir acı kapladı
Ölüm ayrılıkların en zorudur diye bir ses kulağıma fısıldadı...
Yıkıldım...
O günden sonra sen yanımdan hiç ayrılmadın!

                                        i.y.ayboran

Seni bana, beni sana ulaştırmak, çıkmaz yollarda son sürat gitmek gibi galiba...

    




     Bir gün bir yerlerde yeniden karşılaşabilme ümidi var içimde nedense.Nedensiz yere umutlanıyor kalbim, bir kuş çırpınıyor içimde gelişini şiddetle bekleyen. Gökyüzü hep siyah sanki sen gittiğinden beri ve berraklığını yitirdi deniz, seninle oturup seyre dalmayı bıraktığımız günden beri...
     İçimde o çocuksu umut var hala, solmuyor aksine günden güne yeşeriyor acemi çiçekler gibi! Söylesene sevgili sen de anıyor musun arada sırada da olsa beni? Yoksa büsbütün unuttun mu benimle olduğun günleri?
     Hatırlamak da, unutmaya çalışmak kadar zormuş meğer! Zormuş acı veren hatıralar hatırdayken yaşamak...Unutmaya çalıştıkça meğer daha çok hatırlarmış insan geçmişi. Söylesene sevgili sen hiç unutmaya çalıştın mı beni?
     Yeniden karşılaşma umudum hergün bir parça daha büyüyor içimde ve hergün bir parçamı daha söküp götürüyor benden çok uzaklara...Uzakları yakın edebilmek zor zanaat, seni bana, beni sana ulaştırmak, çıkmaz yollarda son sürat gitmek gibi galiba...
     Olur da bir gün karşılaşırsak bir yerlerde yeniden, bana gene eskisi gibi bak olur mu sevgili? Senin bir bakışın benim on yıllık hatırama bedel! Sen gitsen de güzel gözlerinin hayalini bana bırak olur mu sevgili?
                                                                   i.y.ayboran


31 Mart 2014 Pazartesi

Her giden gitmiş sayılmaz sevgili


Her giden uğurlanıyor mu sandın sen sevgili
Her giden terk ediliyor mu sence gönüllerden?
Hiç düşündün mü gitmeni istiyor muyum ben acaba?
Ya da dönüp baktın mı hiç arkana
Çekip gittikten sonra pervasızca...
Her giden gitmiş sayılmaz sevgili
Gönderenin uğurlaması gerekir içinden gideni
Neden herkes bir parça mutsuz
Neden buruk sence herkes benim gibi?
Çünkü yüreğimizde kovalayamadığımız yükler var sevgili...

                                        i.y.ayboran

Masal gibi


Gözlerim gözlerine kitlendi birden,ellerin ellerime değmişti farketmeden.
İçime yayılan o tatlı sıcaklığın ne olduğunu düşünürken,bir masal aleminde buluverdim kendimi hiç düşünmezken...
O güzelim aşk masalları gerçek olabiliyormuş meğerse.Seni tanıdığımdan beri hiç bitmeyen bir rüyadayım sanki.Elimde elinin sıcaklığını hissettiğim her an, bozulmasından delice korktuğumu hissedip irkiliyorum manasızca...
Birinin yokluğu acı verebiliyormuş fazlasıyla meğer.Yavaş yavaş yok olmaya yüz tutuyorum sanki benden çok uzaklara gittiğin zamanlarda.Ne gözyaşım diniyor ne de yüreğimin sızısı ne kadar çok çabalasam da.Sevgilinin yokluğu yok edebiliyormuş meğerse okuduğun masallardaki kadar...
Sen bugün benim sahip olduğum en güzel şeysin sevdiğim.Aldığım nefes,kana kana içtiğim su gibisin. Bilemiyorum belki de hepsinden daha değerlisin.Yokluğunla yok olduğum sevdiğim,varlığın yaşamımı var ediyor sanki!
Ne olur ellerini ellerimden hiç çekme sevgilim. Seninle anlam kazandı sanki benliğim.Bir gün yine çok uzaklara gitsen de bırakıp beni,yüreğinden varlığımı hiç eksiltme olur mu sevgili?

                                                                                                      i.y.ayboran

Haziran akşamı

Zaman donup kaldı sanki gittiğin o anda
Şimşekler çaktı o güzelim Haziran akşamında
Anlayamadım,anlam veremedim gidişine bir türlü
Yağmurlar sel oldu yüreğimden taştı da
Ben gene de yetişemedim sana...
Elimde küçücük bir resmin kaldı
Öylece bakakaldığım
Ardından tuttuğum yas uzun sürdü
Nasıl olduğunu anlayamadan yaşlandım...
Şimdi dönüp bakınca,hala o Haziran akşamında aklım
Kimbilir belki de sen hiç gitmedin 
Hep bende kaldın...

                                                                                                            i.y.ayboran

İnsan özlüyor geçmişi



İnsan özlüyor geçmişi
Hatta öyle bir özlüyor ki
Yine olsa yine aynı hataları yapsam keşke diyor
İnsan özlüyor geçmişi
Mahallede top koşturduğu günleri
Bakkalın çırağına aşık olduğu günleri
Hatta annesinin kısır günlerini 
Özlüyor insan geçmişi...
O çok sevdiği elmalı kurabiyeleri
Mahallenin tontonu Ayşe teyzeyi
İnsan özlüyor çocukluğunu,gençliğini...
Bitip gitsin,bir an önce büyüyeyim diye umursamadığı o güzel günleri...
İnsan özlüyor geçmişi
Bile bile geçtiğini
Bile bile asla geri gelmeyeceğini
Bile isteye özlüyor insan ömrünün belki de en güzel günlerini...

i.y.ayboran

28 Mart 2014 Cuma

Ne olur ne olmaz, sen genede unutma beni...

Bazen gözlerin geliyor aklıma. Kömür karası , o güzel gözlerin. Seninle dinlediğimiz şarkıları, üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen, her dinlediğimde hüzünleniyorum hala. Hala seviyor musun dersen , cevabım tabi ki hayır ! Ama neden bilmem içimde bir yerde kanayan bir yara var sanki. Zaman zaman kabuk bağlıyor, zaman zaman da yeniden kanamaya başlıyor sanki. Bir şiir okuduğumda canlanıveriyorsun birden gözlerimin önünde. Ya da o kahrolası şarkıları dinlediğimde alıp götürüyor zihnim beni çok uzaklara, seninle olan yıllara. Hatırlamak istediğim birçok şeyi hatırlayamayan ben, söz konusu sen olunca bir bilgin edasıyla anımsayıveriyorum herşeyi. Seninle ilgili gördüğüm rüyalar bile capcanlı duruyor zihnimde ve yerli yersiz fırlayıp yerlerinden geliyorlar aklıma. Neden bilmiyorum ama bir türlü tamamen silemiyorum seni, atamıyorum kafamdan. Kalbimde yerin yok artık biliyorum ama zihnimden neden seni atamadığım sorusunun cevabını bulamıyorum bir türlü.
Çok sevmiştim ben seni zamanında. Ne çok anımız var seninle, kısacık bir zaman diliminde geçirilen.Ruhum benden bağımsız hareket ediyor bazen, uçup gidiyor sanki çok uzaklara anlık da olsa... Gidiyor, seninle olan anları tekrar yaşıyor ve geri dönüyor gibi. Neden bilmiyorum ama birlikte dinlediğimiz o şarkı hala ağlatıyor beni. Sen de hatırlıyor musun acaba arada sırada beni ? Hep düşünme beni istemem öylesini, ama benim gibi, kendinden bağımsız da olsa, hatırlıyor musun arada gözlerimi ? Hatırlarsan ismimi, şeklimi, unutmaya çalışma e mi ? Belki birgün karşılaşırsak hiç umulmayan bir yerde, selamlaşırız en azından, yıllarca anımsarım o selamlaşmamızı bile belki...Ne olur ne olmaz, sen genede unutma beni...

i.y.ayboran

Neredesin iki gözüm?

Söylenecek söz yok bende
Gözlerime bakıp da anlasan keşke
Ben sussam,sen gözlerime baksan
Ve bir bakışmayla çözsen içimdeki tüm karmaşayı
Ben konuşmasam, ince bir of çeksem sadece
Ve sen duysan tüm haykırışlarımı...
Kime anlattıysam geçer dedi
Ben bekledim, o geçmedi...
Ne hikmetse azalmadı hiç bitmedi 
İçimdeki bu hasretlik yaktı beni kül etti...
Gelsen keşke şimdi bu güzel bahar akşamında
Açılmamış çiçekleri açtırsan içimde
Nisan yağmuru gibi dolu dolu yağsan içime
Öyle çok hasret yaşadım ki tek bir damlana senelerce...
Güzel gözlüm,kapıda hep gözüm
Bir sözüne feda benim tüm ömrüm
Söyleyemem yüzüne içten içe hep beklesem de
Neredesin iki gözüm?
Yokluğunda hayalinle dolu ne mısralar ördüm!

i.y.ayboran